Fenerbahçe’nin General Harington Kupası zaferini anlatan “Zaferin Rengi” filminin çekimleri tamamlandı

İngiliz işgal kuvvetleri kumandanı General Harington’ın İstanbul’dan ayrılırken kendi adına düzenlediği futbol maçında Fenerbahçe’nin İngiliz takımına karşı zaferini anlatan “Zaferin Rengi” filminin çekimleri bitti.

Çekimlerinin büyük kısmı İzmit’teki Seka Film Platosu’nda gerçekleştirilen filmin son set gününde yer alan oyuncular, duygu ve düşüncelerini AA muhabiriyle paylaştı.

Filmin ana kahramanı, Fenerbahçe’nin kurucu üyesi ve efsane kaptanı Galip Bey’i oynayan genç aktör Kubilay Aka, çok çaba harcanan, birçok kişinin seferber olduğu seti geride bıraktıklarını belirterek, hikayesinde hem Fenerbahçe hem de milli direniş olmasından dolayı çok değerli bir yapımın ortaya çıktığını söyledi.

Aka, Fenerbahçe’yle bağı olduğu için Galip Bey rolünde güzel motivasyon yakaladığını dile getirerek, sadece fiziksel olarak zorlandığını çünkü toprak sahada günde 8-9 saat top oynadıklarını anlattı.

Yaşadıkları yorgunluğun her şeye değdiğini vurgulayan Aka, “Genel olarak hikaye çok etkileyici. Galip Bey’in Fenerbahçe kurucusu olması ve bütün bu işlerin içerisinde bir de kaptanlık yapıyor olması, topların dikiminden formaların temizlenmesine her şeyde aktif olması bize Galip’in ne kadar özverili, ne kadar fedakar adam olduğunu gösteriyor aslında. Galip’in ruh hali bütün filme yansımış durumda.” diye konuştu.

Aka, o dönemdeki futbolcuların aynı zamanda vatan için can veren her evlat için oynadığına dikkati çekerek, “Oynarken spor müsabakası gibi değil de daha çok seyircimizin boynuna takacağımız madalya olarak baktık. O dönem oynanırken de hep böyle bakmışlar. Gerçekten önemli duygular.” diye konuştu.

“Unuttuğumuz duyguları yerleştirmeye çalıştık”

Kubilay Aka, filmin Fenerbahçe’ye yeni taraftarlar kazandıracağına inandığını, küçüklüğünden beri Fenerbahçeli olduğu için sadece oyuncu olarak değil taraftar olarak da sette yer aldığını aktardı.

Futbolcular olsun, yönetim olsun, en ufak destek gerektiğinde takımının yanında yer almayı sevdiğini belirten Aka, “Çünkü en güzel duyguları da en kötü duyguları da Fenerbahçe’yle yaşadım. O yüzden mutluyum burada olmaktan.” dedi.

Aka, filmin 16 Şubat’ta gösterime gireceğini anımsatarak, “Çok emek, çok çaba, çokça da sevgi koyduk bu işin içerisine. Güzel duygular, milli duygular, unuttuğumuz duyguları yerleştirmeye çalıştık. Umarım hep beraber izlediğimizde hatırlayabiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Setten çok keyifli anılarla ayrılıyorum”

Oyuncu Gonca Vuslateri de son yıllarda çok fazla dönem filmi çekildiğini ve “Acaba ne zaman gelecek?” diye özendiğini anlatarak, Rus karakteri oynamanın keyifli olduğunu, setten güzel anılarla ayrıldığını ifade etti.

Türkiye’nin son yıllarda geçmişiyle ilgili, tarihsel değer taşıyan özel olaylar hakkında film çekilmesinin oyuncular ve seyirciler için kıymetli gören Vuslateri, Atatürk imajı, makyajı ve karakteriyle aynı sette bulunmanın her projede denk gelmeyen bir durum olduğuna işaret etti.

Vuslateri, oynadığı Vera karakterinin İngiliz ajanı Bennett karakteriyle ciddi ilişkisi olduğundan bahsederek, şöyle devam etti:

“Bir aşk hikayesi var Bennett’la aralarında. Birinci Dünya Savaşı’nın yeni başladığı süreçte Türkiye’ye farklı kültürlerden çok fazla gelmiş göçmenlerin burada hayallerini, ‘Ne yapmaya çalışıyorlar?’, ‘Buradaki otorite mücadeleleri ne?’ gibi çok fazla soru işaretini de barındığı senaryo. Dolayısıyla da ben Rus kadını olarak biraz bunu da temsil ediyorum aslında ve tabii ki başka topraklardan gelmiş, başka yerde yaşayan bir kayboluş hikayesi de var ruhsal anlamda.”

Vuslateri, o tarihte Fenerbahçe maçı üzerinden aslında küçük gibi görünen dev mücadelelerle otorite kurmaya çalışıldığı yorumunu yaparak, bu çatışmanın içinde var olmanın onur verici olduğunu, insanların ümidini o maçta, o naralarda görmenin, bu insanların tarihlerinin gerçek olduğunu bilmenin kendisini duygulandırdığını dile getirdi.

“Avrupa ülkelerindeki Fenerbahçe derneklerinden yazanlar oluyor”

Fenerbahçe’nin taraftarının çok olduğunu, o yüzden de filmin sevileceğini düşündüğünü söyleyen Vuslateri, şimdiden Avrupa ülkelerindeki Fenerbahçe derneklerinden gala yapma teklifleri geldiğini aktardı.

“Fenerbahçe benim baba mesleği” diyen Vuslateri, aynı zamanda sıkı Bursaspor taraftarı olduğunu da aktararak, şunları dile getirdi:

“Zaten babadan geçmeyen Fenerli görmedim. Hep babalardan geçer Fenerlilik, bizimki de biraz öyle oldu. Bizde ‘doğar doğmaz çocuğun bir kulağına ismi, öbür kulağına takımı fısıldanıyor’ şeklinde bir şey oldu. O yüzden keyif aldım. Bir yandan da tatlı fanatizm var. Fenerbahçe maçlarının set gününe denk gelme hikayeleri çok tatlı oluyor sette. Bir de yeniyorsa ertesi gün set burada çok farklı enerjiyle başlıyor. Bu zamana kadar henüz 1 yenilgimiz oldu zaten. Motivasyonumuz epey yüksek yani.”

John Godolphin Bennet karakterini oynayan Yılmaz Adam Bayraktar ise hikayede futbol, tarih ve aşk olduğunu, bu yüzden filmin seyircide yer edineceğini düşündüğünü dile getirdi.

Peyker karakterini canlandıran oyuncu Gülper Özdemir de iki aylık çekimler sırasında sette çok güzel insanlarla tanıştığını, yönetmen Abdullah Oğuz’la çalıştığı için çok mutlu olduğunu söyledi.

Film hakkında

“Zaferin Rengi”, 1919’da işgal altındaki İstanbul’da düşman kuvvetlerine karşı örgütlenerek Anadolu’da başlatılan direnişin hikayesini, General Harington Kupası etrafında kurgulayarak beyazperdeye taşıyor.

Filmin ana kahramanı, Fenerbahçe’nin kurucu üyesi ve efsane kaptanı Galip Bey rolünde genç oyuncu Kubilay Aka, Peyker rölünde ise Gülper Özdemir yer alıyor.

Ayrıca Nejat İşler “Sabri Toprak”, Timuçin Esen “Topkapılı Cambaz”, Yiğit Özşener “Mustafa Kemal Paşa”, Gonca Vuslateri “Vera”, Yılmaz Adam Bayraktar “Yüzbaşı Bennet” ve Birce Akalay “Halide Edip” rolünde oynuyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx